Drone Kullanmayı Yeni Öğrenenler Nelere Dikkat Etmeli?

Maalesef hiçbirşey havada kalmıyor. Bir gün iniyor ama korkacak bir durum yok yeterki ne yaptığımızın tam olarak farkında olalım.
Drone değimiz bu küçük uçarlar bir enerji kaynağı ile haraket etmekteler ve ben şöyle diyorum cihazlarımızın pili = canı, dolayısıyla en önemli öğrenilmesi ve özen gösterilmesi gereken konu pil yönetimi.

Pil deyip geçmeyin çok ciddi bir bilgi gerektiriyor. Yanlış kullanımda Allah korusun yangına sebebiyet verebilir.
“Li-po” pil lakabı “yaramaz çocuk” demekmiş. Lityum polimer; çok hızlı bir şekilde dolum yapılıp yine çok hızlı bir şekilde gücünü açığa çıkarabilme kabiliyetine sahip. Neden anlatıyoum pili bu kadar, emin olun düşen drone’ların çoğu pil ile alakalı. Bu benim kendi tecrübem, denize düşen S1000 ler mi görmedik, Eminönü’nde kaçıp gidenleri mi görmedik. Neden kaçıyor belkide evini arıyor hatta evine dönüyor. Neden pili azaldı ya da sinyal karışıklığıyla alakalı sorun yaşandı da ondan. Neden olduğunu tam olara kkestirmek çok kolay değil. olduğu yere iniyor ise pilim bitti diyor.

Çok akıllı cihazlar, müthiş bir kullanıcı dostu. düzgün bakılırsa ve ilmine uygun hareket edilirse düşmesi çok zor. Dolayısıyla bilgi ve tecrübe ile çok çok alakalı denilebilir.
Pil yönetimi derken; mesela her 12 dolumda bir yüzde 5’in altana kadar dejarj etmek gerekiyor. Bittiğinde tekrardan fişini çekmeden tam dolum yapmak gerekli; neden? Jel hücreli pillerde devamlı yüzde 30’da bırakıp tekar doldurursak %30 ‘uk kısım köreliyor ve ömrünü daha çabuk yitiriyor.
Bunu dji go uygulaması zaten uyarıyla söylüyor. Çoğumuz bilmiyoruz ama hayati öneme sahip birdip not.
Diğer konu ise pili 15 gün yatırmışız ve cihaza taktık drone jarjımız yüzde %80 görünüyor. İnanmayın!! emin olun %40 civarı falan kaldı aslında ama %80 gösteriyor. Piller zaten akıllı ve en geç 10 gün içerisinden dejar işlemini başlatıyor. bu tür durumda cihazınızı sakın uzağa göndermeyin ve gözünüz pil bölümünde olsun  hücreleri takip edin ki düşmesin. İşte bu konuya dikkat etmezsek maalsef sonuç üzücü oluyor.

Cihazımız nasıl düşer, pilin haricinde pervane ve motorların esc dediğimiz sistemlerin durumu da çok önemli. Pervaneye gerekli gücü ileten sistem ve motorların durumu ikinci sırada yer alıyor. Uçmadan önce mutlaka çok iyi kontrol edilmeli. Diğer bir konu yazılım hataları,  bazen Drone’lar sistematik olarak belirli aralıklarla patır patır düşer. Aynı döneme denk gelir ve yeni cihazın çıkımına yakın bir kıyım olur. O bakımdan  güncelleme konusu tam bir muamma. Devamlı gelen güncellemelerden nasıl korunacağız fikrim yok açıkçası. Hani asla güncellemeyin desem bir yerde patlıyor sistem ve görüntülerde kopmalar kasmalar ne bileyim bir takım sorunlar yaşanabiliyor.
Üretici firma bir yolunu bulup güncellemeyi bela ediyor başınıza. Mesela telefonla interneti gördüğü an DJİ GO salmıyor yakanızı, mecbur kalıyorsunuz sonra da eliniz mahkum yapıyorsunuz tıpış tıpış güncellemenizi. Her güncellemede mesafeler biraz daha kısalır, ipadınızın cpu su yetmez bir süre sonra takılmalar yapar gibi bunların hepsinin ucu açık aslında. 

Aslında bir konu daha var pil kadar dikkat edilmesi gereken bir konu. O da sinyal kirliliği. İstanbul’umuz maalesef bir frekans çöplüğüne dönüşmüş durumda. Özellikle merkezi yerlerde radyo frekansları, uydu cihazları, telefon vericilerii telzis frekansları ve daha bir çok sinyalin hareket ettiği bir alanda drone frekanslarımız fena halde etkileniyor. Dolayısıyla kırsal bir alanda 5 km giden bir bir drone, İstanbul’da şehir merkezinde, örneğin Eminönü; en fazla 400-600 metre. Cihaz Go-home diyor ve evine, yani kalktığı yere geri dönüyor. Dolayısıyla radyo frekansları bizim frekansımızı bozup cihazımızın düşme riskini arttırdığını da söylemeden edemeyiz. 

 

Bir cevap yazın